Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması TBMM’nin gündemine taşındı. Reuters’a konuşan kaynaklar, anlaşmanın onaylanmasının ardından Suudi Arabistan’a askerî personel gönderilmesi için ayrı bir tezkere hazırlanabileceğini öne sürdü. İlk aşamada hava savunma ve elektronik harp alanlarında uzman personelin görevlendirilmesi ihtimali gündeme gelirken, henüz kesinleşmiş bir asker gönderme kararı bulunmuyor.
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın yürürlüğe girmesine yönelik süreç devam ediyor. Üç ülke arasında karşılıklı savunma ve askerî iş birliğini güçlendirmeyi amaçlayan anlaşma, onay sürecinin başlatılması için Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) sunuldu.
Reuters’ın 20 ve 21 Ekim tarihlerinde yayımladığı haberlerde, anlaşmanın hükümleri ve Türkiye’nin olası katkısına ilişkin dikkat çekici bilgiler yer aldı. Ajansa konuşan kaynaklar, Ankara’nın savunma teknolojileri, istihbarat paylaşımı ve teknik uzmanlık alanlarında rol üstlenmesinin beklendiğini aktardı.
Haberde öne çıkan iddialardan biri ise anlaşmanın onaylanmasının ardından Suudi Arabistan’a Türk askerî personeli gönderilmesini sağlayacak ayrı bir tezkerenin Meclis’e sunulabileceği yönünde oldu.
İlk aşamada teknik uzmanların gönderilmesi gündemde
Reuters’a konuşan ve adı açıklanmayan bir AK Parti milletvekiline göre, anlaşmanın onaylanmasının ardından askerî personel görevlendirilmesine ilişkin bir tezkere hazırlanması planlanıyor.
Söz konusu milletvekili, ilk aşamada hava savunma sistemleri, elektronik harp teknolojileri ve diğer savunma kabiliyetleri alanlarında görev yapacak teknik personel ile uzmanların gönderilmesinin öngörüldüğünü belirtti.
Kaynağın aktardığına göre, anlaşma kapsamında görevlendirilecek Türk askerî personelinin saldırı operasyonlarına katılması planlanmıyor.
Ancak bu açıklamalar, Türkiye’nin Suudi Arabistan’a asker gönderme kararını kesinleştirdiği anlamına gelmiyor. Olası görevlendirmenin kapsamı, personel sayısı ve takvimi konusunda resmîleşmiş bir karar bulunup bulunmadığı ayrıca değerlendirilmek zorunda.

Anlaşmada karşılıklı savunma yükümlülüğü
Reuters’ın 20 Ekim tarihli haberinde, anlaşma metninin ilk iki maddesindeki hükümler de ele alındı.
İlk madde, tarafların birbirlerinin egemenliğini, toprak bütünlüğünü ve uluslararası alanda tanınan sınırlarını tehdit eden gelişmelere karşı gerekli tedbirleri alma taahhüdünü içeriyor.
İkinci madde ise taraflardan birinin başka bir devlet veya devletler grubu tarafından silahlı saldırıya uğraması durumunda diğer tarafların karşılıklı yardım imkânlarını kullanarak destek sağlamasını öngörüyor.
Bu yönüyle anlaşma, NATO Antlaşması’nın kolektif savunmayı düzenleyen 5’inci maddesini hatırlatan hükümler içeriyor. Metinde ayrıca Birleşmiş Milletler Şartı’nın bireysel ve kolektif meşru müdafaa hakkını düzenleyen 51’inci maddesine atıfta bulunuluyor.
Bununla birlikte anlaşma, her saldırı durumunda belirli sayıda askerin otomatik olarak görevlendirilmesini öngören kesin bir asker konuşlandırma planı ortaya koymuyor. Sağlanacak desteğin kapsamı ve niteliğinin, ihtiyaçlar değerlendirildikten sonra taraflarca belirlenmesi öngörülüyor.
Türkiye’nin katkısı hangi alanlarda olacak?
Reuters’a konuşan bir Türk yetkili, Türkiye’nin anlaşma kapsamındaki katkısının askerî teçhizat, istihbarat paylaşımı ve silah sistemleri gibi alanlarda yoğunlaşmasının beklendiğini belirtti.
Üç ülkenin ekim ayında Riyad’da gerçekleştirdiği görüşmelerde de askerî kuvvetlerin ve savunma kabiliyetlerinin ihtiyaç hâlinde hızlı biçimde konuşlandırılmasını kolaylaştıracak düzenlemelerin ele alındığı aktarıldı.
Bu gelişmeler, üç ülke arasındaki savunma iş birliğinin yalnızca siyasi açıklamalarla sınırlı kalmayıp operasyonel koordinasyon ve teknik iş birliği alanlarına da taşınmasının hedeflendiğine işaret ediyor.
Buna karşın, anlaşma çerçevesinde Türk askerî personelinin Suudi Arabistan’da fiilen görevlendirildiğini gösteren kesinleşmiş bir bilgi bulunmuyor.
Anlaşma TBMM’de hangi aşamada?
Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın onaylanmasının uygun bulunmasına ilişkin kanun teklifi, 21 Ekim’de TBMM Başkanlığına sunuldu.
Meclisin resmî kayıtlarında 2/3961 esas numarasıyla yer alan teklifin, esas komisyon olarak Dışişleri Komisyonu’na, tali komisyon olarak ise Millî Savunma Komisyonu’na havale edildiği ve kayıtlı durumunun “komisyonda” olduğu bildirildi.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 92’nci maddesi, Türk Silahlı Kuvvetlerinin yabancı ülkelere gönderilmesi konusunda TBMM’nin yetkisini düzenliyor. Bu nedenle anlaşmanın onaylanması ile belirli bir askerî görevlendirmenin yapılması birbirinden ayrı hukuki süreçler olarak değerlendiriliyor.
Reuters’a konuşan AK Partili milletvekilinin açıklaması da anlaşmanın onaylanmasının ardından ayrıca bir tezkere sunulmasının planlandığı iddiasına dayanıyor.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın da anlaşmanın saldırı amaçlı olmadığını ve Türkiye’nin başka ülkelerin topraklarında saldırı düzenlemek amacıyla asker göndermeyeceğini belirttiği aktarılmıştı.
Türkiye’nin asker gönderme kararı henüz netleşmedi
Mekke Ortak Savunma Anlaşması; karşılıklı savunmanın yanı sıra istihbarat paylaşımı, lojistik destek, savunma sanayisi iş birliği ve terörizmle mücadele gibi alanlarda ortak hareket edilmesini hedefliyor.
Reuters’ın haberlerinde yer alan teknik personel gönderilmesi ihtimali, Türkiye’nin anlaşma kapsamında üstlenebileceği rolün önemli başlıklarından biri olarak öne çıkıyor. Ancak anlaşmanın Meclis süreci, olası askerî görevlendirmeye ilişkin ayrı kararlar ve tarafların uygulama planları henüz birbirinden ayrılması gereken aşamalar.
Mevcut bilgiler, Türkiye’nin Suudi Arabistan’a asker göndermeye kesin karar verdiğini değil, anlaşmanın onaylanmasının ardından böyle bir görevlendirmenin gündeme gelebileceğine ilişkin bir planın dile getirildiğini gösteriyor.



