Ceza ve infaz sisteminde yeni bir değişiklik hazırlığı gündemde. Çerçeve Yasa’nın ardından ele alınması beklenen düzenlemeyle, hayatında yalnızca bir kez suç işlemiş ve yeniden suç işlemeyeceği değerlendirilen hükümlüler için denetimli serbestlik ve şartlı salıverme uygulamalarının yeniden şekillendirilmesi planlanıyor.
Türkiye’de ceza ve infaz sistemine ilişkin yeni düzenlemelerin Meclis’in açılmasıyla birlikte gündeme gelmesi bekleniyor. Çalışmanın temel başlıkları arasında infaz mevzuatının sadeleştirilmesi, benzer suçlardan benzer cezalar alan hükümlüler arasındaki uygulama farklılıklarının giderilmesi ve ceza adaletinde daha hakkaniyetli bir sistem oluşturulması bulunuyor.
Gündemdeki en dikkat çekici başlıklardan biri ise ilk kez suç işleyen hükümlüler için erken tahliye seçeneği. Buna göre kişinin yeniden suç işlemeyeceği yönünde kanaat oluşması ve topluma yeniden kazandırılabileceğinin değerlendirilmesi halinde, denetimli serbestliğin yanı sıra şartlı salıverme kapsamında daha erken tahliye imkanının oluşturulması değerlendiriliyor.
İnfaz sisteminde ne değişecek?
Hazırlıkları gündeme gelen düzenlemenin yalnızca belirli bir suç grubuna yönelik sınırlı bir değişiklikten ziyade, ceza infaz sisteminin genel yapısının yeniden ele alınmasını içermesi bekleniyor.
AK Parti kaynaklarının değerlendirmelerine göre amaçlardan biri, aynı veya benzer suçları işleyen ve benzer cezalar alan hükümlülerin farklı infaz uygulamalarına tabi tutulmasından kaynaklanan eşitsizlikleri gidermek.
Bu kapsamda infaz süreleri, denetimli serbestlik ve şartlı salıverme mekanizmalarının daha sade ve anlaşılır bir yapıya kavuşturulması gündemde.
İlk kez suç işleyenler için yeni kriter gündemde
Düzenlemenin kamuoyunda en fazla merak edilen bölümü, daha önce herhangi bir suç kaydı bulunmayan kişiler açısından getirilebilecek yeni uygulama.
Üzerinde durulan modele göre kişinin hayatında yalnızca bir kez suç işlemiş olması tek başına yeterli olmayacak. Hükümlünün yeniden suç işlemeyeceğine ilişkin değerlendirme yapılması ve topluma yeniden kazandırılabileceğinin kanaatine varılması halinde farklı bir infaz seçeneği uygulanabilecek.
Bu noktada denetimli serbestlik önemli bir araç olarak öne çıkıyor. Mevcut sistemde de denetimli serbestlik, hükümlünün toplum içinde belirli yükümlülüklere tabi tutulması ve denetlenmesi esasına dayanıyor. Denetimli serbestlik kapsamında kişinin yeniden suç işleme riski ile topluma veya mağdura zarar verme ihtiyacı da dikkate alınabiliyor.
Yeni çalışmayla birlikte bu mekanizmanın hangi hükümlüler bakımından ve hangi şartlarla uygulanacağına ilişkin kriterlerin daha açık hale getirilmesi bekleniyor.
“Erken tahliye” nasıl uygulanabilir?
Gündemdeki formül, kamuoyunda doğrudan bir “af” düzenlemesi şeklinde değerlendirilmemeli.
Burada konuşulan model, hükümlünün cezasının tamamen ortadan kaldırılmasından ziyade infaz sürecinin yeniden düzenlenmesi ve belirli şartları karşılayan kişilerin cezanın kalan bölümünü toplum içinde denetim altında geçirebilmesi üzerine kuruluyor.
Denetimli serbestlik uygulamasında hükümlünün belirlenen yükümlülüklere uyması gerekiyor. İhlal durumunda ise denetimli serbestlik kararının değiştirilmesi veya kaldırılması mümkün olabiliyor.
Dolayısıyla yeni düzenleme hayata geçerse, erken tahliye imkanının da belirli kriterlere, değerlendirmelere ve denetim mekanizmalarına bağlanması bekleniyor.
Amaç: Daha adil ve eşitlikçi bir infaz sistemi
AK Parti ve MHP cephesinde uzun süredir mevcut infaz mevzuatının sadeleştirilmesi gerektiği yönünde değerlendirmeler yapılıyor.
Özellikle farklı tarihlerde yürürlüğe giren düzenlemeler nedeniyle benzer durumda bulunan hükümlülerin farklı infaz süreleriyle karşılaşmasının adalet duygusunu zedeleyebileceği belirtiliyor.
Yeni çalışmanın hedeflerinden biri de bu farklılıkları mümkün olduğunca azaltmak.
MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız da daha önce infaz hukukunda kapsamlı değişiklik yapılması gerektiğine dikkat çekmiş ve Çerçeve Yasa’nın ardından infaz hukukunda yeni düzenlemelerin gündeme gelebileceği mesajını vermişti.
“Cezasızlık algısı” da dikkate alınacak
Yeni düzenlemenin diğer önemli ayağını ise ceza adaletinde caydırıcılık oluşturuyor.
AK Parti’nin 25’inci yılı kapsamında yayımladığı Vizyon Belgesi’nde ceza ve infaz mevzuatının; caydırıcılık, hakkaniyet, mağdurun korunması ve hükümlünün topluma yeniden kazandırılması ilkeleri doğrultusunda ele alınacağı belirtildi.
Bu nedenle yapılması planlanan değişiklikte bir yandan ilk kez suç işleyen ve yeniden suç işlemeyeceği değerlendirilen kişilerin topluma kazandırılması hedeflenirken, diğer yandan suçun karşılıksız kaldığı yönünde bir algının oluşmasının önüne geçilmesi amaçlanıyor.
Bu dengenin nasıl kurulacağı, düzenlemenin Meclis’e sunulmasıyla birlikte en fazla tartışılacak başlıklardan biri olacak.
Mağdurun korunması da düzenlemenin merkezinde olacak
İnfaz sistemindeki değişiklik tartışmalarında yalnızca hükümlünün durumu değil, suçtan zarar gören mağdurların hakları da önem taşıyor.
Yeni yaklaşımda hükümlünün yeniden topluma kazandırılması hedeflenirken mağdurun korunması ve kamu güvenliğinin sağlanması da temel kriterler arasında tutuluyor.
Bu nedenle erken tahliye imkanının tüm hükümlüler için otomatik bir hak şeklinde uygulanması yerine, kişinin durumunun ve yeniden suç işleme riskinin değerlendirilmesine dayalı bir sistem üzerinde durulması bekleniyor.
Düzenleme ne zaman Meclis’e gelecek?
Şu aşamada düzenlemenin nihai metni ve kapsamı kesinleşmiş değil. Güncel değerlendirmelere göre çalışmaların Meclis’in yeni yasama döneminde aşamalı olarak gündeme alınması bekleniyor.
Bu nedenle şu an için “kaç kişi tahliye edilecek?”, “hangi suçlar kapsamda olacak?” veya “erken tahliye için kaç yıl şartı aranacak?” gibi sorulara kesinleşmiş rakamlarla yanıt vermek mümkün değil.
Teklifin Meclis’e sunulmasıyla birlikte kapsam, istisnalar, infaz süreleri ve denetimli serbestlik şartlarının daha net ortaya çıkması bekleniyor.
Gözler yeni yasama döneminde
İnfaz sistemine yönelik hazırlık, Çerçeve Yasa’nın ardından gündeme gelmesi beklenen yeni hukuk düzenlemelerinin önemli başlıklarından biri olarak öne çıkıyor.
Bir yanda ilk kez suç işleyen ve yeniden suç işlemeyeceği değerlendirilen hükümlülere daha fazla topluma dönüş imkanı verilmesi, diğer yanda cezasızlık algısının önlenmesi ve mağdurların korunması hedefleniyor.
Düzenlemenin yasalaşması halinde Türkiye’nin ceza infaz sisteminde önemli bir değişiklik yaşanabilir. Ancak hangi hükümlülerin bu imkanlardan yararlanacağı, erken tahliyenin hangi koşullarda uygulanacağı ve düzenlemenin kapsamının ne olacağı, Meclis’e sunulacak yasal metinle netleşecek.



