Tartıdaki sürpriz düşüşü hafife almayın

tarti kilo 1 Tartıdaki sürpriz düşüşü hafife almayın

Diyet yapmadan, egzersiz programına başlamadan ve yaşam tarzında önemli bir değişiklik olmadan yaşanan kilo kaybı, vücudun verdiği önemli bir uyarı olabilir. Tıbbi Onkoloji Uzmanı Dr. Ebru Karcı, her kilo kaybının kanser anlamına gelmediğini vurgularken, 6 ila 12 ay içinde vücut ağırlığının yüzde 5’inden fazlasının istem dışı kaybedilmesinin dikkate alınması gerektiğini belirtti.

Kilo vermek çoğu zaman sevinçle karşılanıyor. Ancak diyet yapılmadığı, egzersiz programına başlanmadığı ve yaşam tarzında herhangi bir değişiklik olmadığı halde kiloların azalması farklı bir anlam taşıyabiliyor.

Tıpta “istemsiz” ya da “açıklanamayan” kilo kaybı olarak adlandırılan bu durum, vücuttaki bir sorunun ilk ve bazen tek işareti olabiliyor.

Tıbbi Onkoloji Uzmanı Dr. Ebru Karcı, hangi düzeydeki kilo kaybının dikkate alınması gerektiğini, altında hangi hastalıkların yatabileceğini, kanserle ilişkisini ve hangi belirtilerde hekime başvurulması gerektiğini anlattı.

Ağırlığınızın yüzde 5’inden fazla kilo verdiyseniz dikkat

Genel kabul gören tanıma göre, 6 ila 12 ay içinde bilinçli bir çaba olmaksızın vücut ağırlığının yüzde 5’inden fazlasının kaybedilmesi dikkat gerektiriyor.

Örneğin 80 kilogram olan bir kişi için bu durum, birkaç ay içinde 4 kilogramdan fazla kilo kaybı anlamına geliyor.

Özellikle 60 yaş üzerindeki bireylerde durum daha da önem taşıyor. İleri yaşta kilo kaybı hem altta yatan hastalık olasılığını artırıyor hem de kas kaybı, düşme ve bağışıklık zayıflığı gibi sonuçlara yol açabiliyor.

Her kilo kaybı kanser anlamına gelmiyor

Her kilo kaybının kanser anlamına gelmediğinin özellikle altını çizen Dr. Ebru Karcı’ya göre, tiroid bezinin aşırı çalışması, kontrol altında olmayan şeker hastalığı, çölyak, iltihabi bağırsak hastalıkları ve mide ülseri gibi sorunlar sık görülen nedenler arasında bulunuyor.

Tüberküloz gibi kronik enfeksiyonlar, kalp yetmezliği, KOAH ve böbrek hastalıkları da kilo kaybına yol açabiliyor.

Depresyon, yalnızlık ve bunama ise özellikle yaşlılarda sık rastlanan ve çoğu zaman gözden kaçan nedenler arasında yer alıyor. Kullanılan bazı ilaçlar da iştahı azaltabiliyor.

Bununla birlikte çalışmalar, açıklanamayan kilo kaybıyla hekime başvuran hastaların önemli bir bölümünde altta yatan nedenin kanser olduğunu gösteriyor.

Pankreas, mide, yemek borusu, akciğer ve kalın bağırsak kanserleri ile lenfomalar, kilo kaybının en sık eşlik ettiği kanser türleri arasında bulunuyor. Pankreas ve mide kanserlerinde kilo kaybı bazen diğer tüm belirtilerden önce ortaya çıkabiliyor.

Bu belirtilere dikkat

Kanserde kilo kaybı yalnızca iştahsızlıktan kaynaklanmıyor. Tümör ve vücudun tümöre verdiği yanıt sonucunda salgılanan bazı maddeler metabolizmayı hızlandırıyor, yağ ve kas dokusunun yıkımını artırıyor.

“Kanser kaşeksisi” adı verilen bu tablo, beslenme desteğine rağmen tam olarak geri döndürülemeyebiliyor. Bu nedenle durumun erken fark edilmesi hem tanı hem de tedavi başarısı açısından büyük önem taşıyor.

Kilo kaybına bazı belirtilerin eşlik etmesi durumunda ise çok daha dikkatli olunması gerekiyor.

Açıklanamayan ateş ve gece terlemesi, belirgin halsizlik, az yemekle çabuk doyma ya da yutma güçlüğü, bağırsak alışkanlığında değişiklik, dışkıda kan veya siyah renkli dışkı, geçmeyen öksürük ya da balgamda kan, boyun, koltuk altı veya kasıkta ele gelen şişlikler, ciltte ve gözlerde sararma ile kemik ağrıları bu belirtilerin başında geliyor.

Bu belirtilerden biri veya birkaçının bulunması halinde vakit kaybetmeden bir hekime başvurulması gerekiyor.

Şüpheli bir durumda neler yapılmalı?

Açıklanamayan kilo kaybında değerlendirme, ayrıntılı bir öykü ve dikkatli bir fizik muayene ile başlıyor.

Kan sayımı, karaciğer ve böbrek fonksiyonları, kan şekeri, tiroid hormonları, iltihap belirteçleri, idrar tahlili ve dışkıda gizli kan testi ilk basamak incelemeler arasında yer alıyor.

Akciğer grafisi çekiliyor ve yaşa uygun kanser taramalarının güncel olup olmadığı kontrol ediliyor.

Elde edilen bulgulara göre ultrasonografi, bilgisayarlı tomografi, endoskopi veya kolonoskopi gibi ileri tetkikler planlanıyor.

Rastgele ve gereksiz tetkikler yerine bulgulara yönelik sistematik bir yaklaşımın hem daha güvenilir hem de hasta için daha az yıpratıcı olduğu belirtiliyor.

Tüm incelemeler normal çıksa bile hastanın belirli aralıklarla takip edilmesi öneriliyor.

Vücudunuzun verdiği uyarıyı dikkate alın

Açıklanamayan kilo kaybı her zaman ciddi bir hastalığın habercisi değil. Ancak göz ardı edilmemesi gereken bir uyarı olarak değerlendiriliyor.

Kanserlerin erken evrede yakalanması, tedavi seçeneklerini ve yaşam süresini doğrudan etkiliyor. Bu nedenle tartıdaki beklenmedik düşüşü “stresten”, “yaştan” ya da “iyi oldu” diyerek geçiştirmemek gerekiyor.

Doğru yaklaşımın ne panik ne de ihmal olduğunu belirten Dr. Ebru Karcı’nın aktardığı bilgiler, vücudun bazen yüksek sesle değil, sessizce uyarı verdiğine işaret ediyor.

Açıklanamayan kilo kaybı da bu sessiz uyarılardan biri. Bu uyarıyı fark etmek ve zamanında bir hekime danışmak, sağlık açısından atılabilecek en önemli adımlardan biri olarak öne çıkıyor.

Dr. Ebru Karci Tartıdaki sürpriz düşüşü hafife almayın

Dr. Ebru Karcı