Avrupa kışa gaz kriziyle giriyor! Fiyatlar 4 yılın zirvesinde, Rus gazı yasağı kapıda

Avrupa kisa gaz kriziyle giriyor Avrupa kışa gaz kriziyle giriyor! Fiyatlar 4 yılın zirvesinde, Rus gazı yasağı kapıda

Avrupa’da doğal gaz fiyatları 26 Ekim’de megavatsaat başına 97,50 avroya kadar yükselerek Aralık 2022’den bu yana en yüksek seviyesini gördü. Hürmüz Boğazı’ndaki aksaklıkların Katar’dan LNG sevkiyatını olumsuz etkilemesi ve gaz depolarındaki doluluk oranının yüzde 75’in altında kalması, kış öncesi arz endişelerini artırdı. AB’nin Rus doğal gazını aşamalı olarak devre dışı bırakma planı da enerji güvenliği ve maliyetler üzerindeki tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.

Avrupa ile ABD arasındaki gaz fiyatı farkı açıldı

Avrupa’nın referans doğal gaz piyasası olan Hollanda merkezli TTF’de kasım vadeli kontrat, 26 Ekim’de gün içinde 97,50 avro/MWh seviyesine ulaştı. Fiyatlar, gün içindeki hareketlere göre farklılaşırken piyasa verileri Avrupa’da gaz maliyetlerinin son dört yılın en yüksek seviyelerine çıktığını gösterdi.

ABD’deki Henry Hub doğal gaz referans fiyatı ise aynı gün yaklaşık 3,04 dolar/MMBtu seviyesinde işlem gördü. Avrupa ve ABD fiyatları arasındaki fark, bölgesel arz koşulları ve LNG taşımacılığının maliyetleri nedeniyle belirginleşti. Ancak iki piyasanın ölçüm birimleri farklı olduğundan karşılaştırma yapılırken enerji eşdeğerinin esas alınması gerekiyor.

Katar LNG’si ve Hürmüz Boğazı endişesi

Orta Doğu’daki çatışmalar ve Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştirilen enerji sevkiyatlarına ilişkin riskler, Avrupa’nın kış öncesi gaz tedarikini zorlaştıran unsurlar arasında yer alıyor.

Dünya LNG ticaretinin önemli bir bölümünün geçtiği Hürmüz Boğazı’nda yaşanan aksaklıklar, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri kaynaklı sevkiyatlara yönelik endişeleri artırdı. Avrupa’nın LNG ithalatının geçen yılın gerisinde kalması da mevcut arz üzerindeki baskıyı güçlendirdi.

Gaz depoları yüzde 75 seviyesinin altında

Gas Infrastructure Europe verilerine göre, 25 Ekim 2026 itibarıyla Avrupa Birliği genelindeki doğal gaz depolarının doluluk oranı yüzde 74,62 olarak kaydedildi. Depolarda yaklaşık 846 TWh gaz bulunuyordu.

Bu oran, kışa girilirken önceki yılların mevsimsel seviyelerinin altında bulunuyor. Soğuk havaların ısıtma talebini artırması ve depolardan gaz çekişinin hızlanması, önümüzdeki aylarda piyasaların yakından izleyeceği gelişmeler arasında yer alıyor.

Bununla birlikte Avrupa Komisyonu, 8 Ekim’de yaptığı açıklamada, depoların tarihsel seviyelerin altında olmasına rağmen AB gaz sisteminin çeşitlendirilmiş tedarik kaynakları ve LNG ithalat kapasitesi sayesinde kış talebini karşılayabilecek esnekliğe sahip olduğunu bildirdi.

AB, Rus gazını aşamalı olarak yasaklayacak

Avrupa Birliği, Rusya’dan doğal gaz ithalatını sona erdirmeye yönelik düzenlemeyi 2026 yılında kabul etti. Takvime göre, mevcut uzun vadeli sözleşmeler kapsamında Rus LNG ithalatı 1 Ocak 2027’den itibaren yasaklanacak.

Boru hattıyla taşınan Rus gazına yönelik uzun vadeli sözleşmelerde ise yasak 30 Eylül 2027’de başlayacak. Depolama hedeflerine ilişkin belirli koşulların oluşması durumunda bu tarih 1 Kasım 2027’ye ertelenebilecek.

Avrupa Komisyonu ve AB Konseyi verilerine göre Rusya, 2025 yılında AB’nin toplam doğal gaz ithalatının yaklaşık yüzde 12,5’ini, yani 36 milyar metreküpünü karşıladı. Bu miktar, boru gazı ve LNG ithalatının toplamını kapsıyor.

Enerji güvenliği tartışması yeniden alevlendi

Gaz fiyatlarının yükseldiği ve depoların tarihsel ortalamaların altında kaldığı bir dönemde Rus gazına yönelik yasak takviminin uygulanacak olması, Avrupa’nın alternatif tedarik kaynaklarına ne ölçüde güvenebileceği sorusunu gündeme getiriyor.

AB, Rus gazına bağımlılığı azaltma politikasını enerji güvenliği ve tedarik çeşitliliği hedefleriyle savunuyor. Bu süreçte ABD’den LNG ithalatının artması ve yeni tedarik kapasitesinin devreye girmesi beklenirken, küresel LNG piyasasındaki rekabet fiyatlar üzerinde belirleyici olmaya devam ediyor.

Öte yandan Rus gazının Avrupa için her koşulda en ucuz kaynak olduğu veya yeni tedarik seçeneklerinin açığı karşılayamayacağı yönündeki değerlendirmeler, kaynak ve maliyet bazında ayrıca incelenmesi gereken iddialar olarak öne çıkıyor.