ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye-Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack, İsrail’in Suriye’de gerçekleştirdiği saldırıların Türkiye ile İsrail’i karşı karşıya getirebilecek ciddi bir risk oluşturduğunu söyledi. Barrack, krizin büyümemesini ise Ankara’nın temkinli yaklaşımına bağladı.
ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, gazeteci Mario Nawfal’a verdiği röportajda, İsrail ile Türkiye arasında Suriye üzerinden yaşanan gerilime ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
Barrack, İsrail’in Suriye’de Türkiye’nin olası askeri faaliyetlerine ilişkin istihbarat aldığını öne sürerken, İsrail savaş uçaklarının Ankara veya Washington’a önceden bilgi vermeden operasyon düzenlediğini ifade etti.
“Doğrudan çatışma ihtimali vardı”
ABD’li büyükelçiye göre yaşanan gelişmeler, sıradan bir hava saldırısının ötesinde bir anlam taşıyordu. İsrail’in operasyonunun, ABD’nin iki önemli bölgesel ortağı olan Türkiye ve İsrail’i doğrudan askeri çatışma ihtimaliyle karşı karşıya bıraktığını belirten Barrack, özellikle Türkiye’nin NATO üyesi olmasının durumu daha da hassas hale getirdiğine işaret etti.
Barrack, İsrail’in neden böylesine riskli bir adım attığı konusunda ise iki farklı ihtimal üzerinde durdu.
İlk ihtimalin İsrail’deki karar alma mekanizmaları arasındaki koordinasyon eksikliği olduğunu belirten Barrack, ikinci ihtimalin ise Türkiye’nin bilinçli biçimde provoke edilmiş olması olabileceğini söyledi.
Türkiye’nin Rus uçağını düşürdüğü olayı hatırlattı
Barrack, değerlendirmesinde Türkiye’nin geçmişte sınır bölgesinde Rusya’ya ait bir savaş uçağını düşürmesini de hatırlattı.
İsrail savaş uçaklarının herhangi bir ön bildirim veya anlaşma olmadan bölgede faaliyet göstermesinin ciddi riskler barındırdığını belirten Barrack, “Sınırda, herhangi bir bildirimde bulunmadan, herhangi bir anlaşma olmadan uçakların konuşlandırılması çok tehlikeli bir oyun” ifadelerini kullandı.
ABD Büyükelçisi, İsrail’in attığı adımın Türkiye açısından benzer bir gerilim yaratabileceğini savundu.
“Türk jetleri havalanabilirdi”
Barrack’ın açıklamalarındaki en dikkat çekici noktalardan biri ise Türkiye’nin İsrail uçaklarının niyetinden emin olamaması durumunda yaşanabilecek senaryoya ilişkin oldu.
İsrail uçaklarının Suriye’deki pistleri herhangi bir ön bildirim yapılmadan vurmasının ardından Türk makamlarının bölgedeki hareketliliği tespit ettiğini belirten Barrack, Ankara’nın uçakların hedefini veya amacını net biçimde anlayamaması halinde Türk savaş uçaklarının havalanabileceğini söyledi.
Büyükelçi, böyle bir durumun Türkiye ile İsrail arasında doğrudan bir askeri çatışmayı tetikleyebileceğini belirterek bunu “kabus senaryosu” olarak nitelendirdi.
“Krizin büyümesini Türkiye engelledi”
Barrack, gerilimin sıcak çatışmaya dönüşmemesinde Türkiye’nin tutumunun belirleyici olduğunu savundu.
Ankara’nın İsrail’e karşı saldırgan bir yaklaşım içinde olmadığını söyleyen Barrack, Türkiye’nin İsrail’e yönelik herhangi bir askeri veya düşmanca eylem arayışında bulunmadığını ifade etti.
Türk istihbaratı, Dışişleri Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı ve diğer ilgili kurumların krizin tırmanmasını önlemek için yoğun temas yürüttüğünü belirten Barrack, Türk ordusu ve istihbaratının kapasitesine de dikkat çekti.
Barrack, “Türk ordusu ve istihbaratı gerçekten çok güçlü” değerlendirmesinde bulunurken, Ankara’nın krizi büyütmeyen yaklaşımının olası bir çatışmayı önlediğini söyledi.
İsrail tarafında iletişim kopukluğu ihtimali
Barrack’ın gündeme getirdiği ikinci senaryo ise İsrail’in kendi karar alma mekanizmasındaki olası koordinasyon sorununa ilişkin oldu.
Mossad, İsrail Savunma Kuvvetleri ve Başbakan Binyamin Netanyahu’nun ofisi arasında istihbarat paylaşımı ve karar alma süreçlerinde bir iletişim problemi yaşanmış olabileceğini belirten Barrack, farklı kurumların aynı gelişmeye ilişkin farklı değerlendirmeler yapmış olabileceğini söyledi.
Büyükelçiye göre Mossad Başkanı diplomatik bir arka kanal üzerinden temas yürütürken, başka bir İsrailli komutan farklı bir istihbarat değerlendirmesine dayanarak operasyon kararı almış olabilir.
“Sağduyulu insanlar devreye girdi”
Barrack, krizin doğrudan çatışmaya dönüşmemesinde taraflar arasındaki iletişim kanallarının yeniden kurulmasının önemli rol oynadığını söyledi.
Yaşanan süreci değerlendiren Barrack, “Şükürler olsun ki daha sağduyulu insanlar o günün kritik anında devreye girdi ve meseleyi çözdük” dedi.
ABD Büyükelçisi, tarafların iletişim halinde kalmaya devam ettiğini belirterek yaşanan sorunun temelinde ilgili aktörlerin birbirlerinin pozisyonlarını doğru anladıklarını düşünmelerine rağmen sahadaki gelişmelerin farklı bir tablo ortaya çıkarmasının bulunduğunu ifade etti.
Barrack’ın açıklamaları, Suriye sahasında Türkiye ile İsrail arasında yaşanan gerilimin yalnızca bölgesel bir kriz değil, iki ülkeyi doğrudan askeri karşılaşma ihtimaliyle karşı karşıya bırakabilecek bir gelişme olduğunu ortaya koydu.



