İstanbul Barosu’nun 128. Olağan Genel Kurulu’nda yapılan başkanlık seçimini Prof. Dr. Ümit Kocasakal kazandı. Resmî olmayan sonuçlara göre 10 bin 227 oy alan Kocasakal, zafer konuşmasında baronun “geleneksel çizgisine döndüğünü” söyledi.
İstanbul Barosu’nda yeni dönemin yönetimini belirlemek için gerçekleştirilen seçim sonuçlandı. Cumhuriyetçi Güç Birliği Grubu’nun adayı Prof. Dr. Ümit Kocasakal, rakiplerini geride bırakarak baronun yeni başkanı seçildi.
Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen 128. Olağan Genel Kurul kapsamında yapılan seçimde dokuz aday yarıştı. Sandıkların açılmasının ardından açıklanan resmî olmayan sonuçlara göre Kocasakal, 10 bin 227 oy alarak başkanlık koltuğuna oturdu.
Kocasakal’dan dikkat çeken zafer konuşması
Seçim sonuçlarının ardından açıklama yapan Kocasakal, İstanbul Barosu’nun bundan sonraki dönemde izleyeceği çizgiye ilişkin mesajlar verdi.
Baronun geleneksel çizgisine döndüğünü ifade eden Kocasakal, üniter devlet yapısı, ulus devlet anlayışı ve Cumhuriyet’in temel ilkelerine vurgu yaptı.
Kocasakal konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“İstanbul Barosu geleneksel çizgisine dönmüştür. Üniter yapının, ulus devletin, değiştirilemez ilk dört maddenin gözcüsü ve sözcüsü, Cumhuriyet’in kollayıcısı olmaya devam edecek, hiç kimsenin kimliğine, siyasi görüşüne bakmaksızın herkesin hakkını, hukukunu korumaya devam edecek.”
İstanbul Barosu’nda yeni dönem başlıyor
Seçim sonucuyla birlikte İstanbul Barosu’nda 2026-2028 döneminin yönetimi de belirlenmiş oldu. Kocasakal’ın açıklamalarında Cumhuriyet’in temel değerleri ve baronun hukuki hakları koruma sorumluluğu öne çıktı.
Kocasakal, meslektaşları arasında ayrım gözetmeden hareket edeceklerini ve avukatlık mesleğinin bağımsızlığı ile onurunu korumaya yönelik çalışmalarını sürdüreceklerini de belirtti.
Dokuz aday yarıştı
İstanbul Barosu başkanlığı için mevcut başkan Prof. Dr. İbrahim Özden Kaboğlu’nun yanı sıra Ümit Kocasakal ve yedi aday daha yarıştı. Seçim, baronun gelecek dönemdeki yönetim anlayışının belirlenmesi açısından önem taşıdı.
Kocasakal’ın başkan seçilmesiyle İstanbul Barosu’nda yeni bir dönem başlarken, gözler yeni yönetimin mesleki sorunlar, avukatların hakları ve baronun kurumsal yaklaşımına ilişkin atacağı adımlara çevrildi.



