İstanbul’da sel ve su baskınları yaşanırken AFAD’ın su altı arama-kurtarma kapasitesine ilişkin çarpıcı iddialar gündeme geldi. Kurbağa adam eğitimi alan 108 personelden yalnızca 53’ünün dalış görevini sürdürdüğü öne sürülüyor. Dalgıçların görevden çekilmesinin arkasında ise yıllardır çözülemeyen tazminat ve özlük hakları uyuşmazlığı bulunuyor.
Türkiye’de sel ve su baskınlarının ardından afetlere müdahale kapasitesi yeniden tartışmaya açıldı. AFAD bünyesinde su altı arama-kurtarma eğitimi alan personelin çalışma koşulları ve dalış tazminatlarına ilişkin sorunlar, kurumun sahadaki uzman personel gücüne dair soru işaretlerini beraberinde getirdi.
Kısa Dalga’nın özel haberine göre, AFAD bünyesinde kurbağa adam eğitimi alan 108 personelden yalnızca 53’ü aktif olarak dalış görevini sürdürüyor. Çalışanlar ve sendika temsilcileri, personelin bir bölümünün tazminat uyuşmazlığı nedeniyle dalış görevini bıraktığını ileri sürüyor.
Personelin aktardığı iddialara göre, bazı illerde yeterli sayıda uzman dalgıç bulunmaması nedeniyle boğulma vakalarında çevre illerden ekip bekleniyor. Bu durumun arama-kurtarma çalışmalarında zaman kaybına yol açabildiği savunuluyor.
Sorunun merkezinde dalış tazminatı var
AFAD’ın kurbağa adam yetiştirme süreci 2019’da başlatıldı. Çeşitli aşamalardan oluşan sınavları geçen personel, Çanakkale Deniz Polisi Eğitim Merkezi’nde dalış eğitimi aldı. Eğitimleri tamamlayan personelin AFAD bünyesinde su altı ve su üstü arama-kurtarma faaliyetlerinde görev yapması planlandı.
Ancak personelin dalış tazminatından yararlanıp yararlanamayacağı konusunda hukuki uyuşmazlık ortaya çıktı. Çalışanlar, benzer görevleri yerine getiren bazı kamu kurumlarının dalgıçlarının tazminat alabildiğini, AFAD bünyesindeki kurbağa adamların ise aynı haktan yararlanamadığını savunuyor.
Yapı Yol-Sen Samsun Şube Başkanı Yüksel Bayram’ın aktardığı bilgilere göre, 108 personelin yaklaşık 90’ı haklarını aramak için mahkemelere veya Kamu Denetçiliği Kurumuna başvurdu. Bayram, 53 personelin yargı kararları sonucunda dalış tazminatı almaya hak kazandığını, başka bir bölgede 25 personelin açtığı davanın ise aleyhlerine sonuçlandığını belirtti.
Danıştay kararı tartışmanın seyrini değiştirdi
Tazminat anlaşmazlığında önemli dönüm noktalarından biri, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 6 Mayıs 2025 tarihli kararı oldu.
Kurul, AFAD’ın kendi yönergesi kapsamında sınav ve eğitim sürecini tamamlayarak kurbağa adam sertifikası alan personelin, yalnızca bu sertifikaya dayanarak 3160 sayılı Emniyet Teşkilatı Uçuş ve Dalış Hizmetleri Tazminat Kanunu kapsamında ödeme alamayacağı yönünde karar verdi. Kararda, kanunun aradığı sınav, eğitim ve onay koşullarının karşılanmadığı değerlendirildi.
Bu karar, AFAD personelinin dalış tazminatına ilişkin taleplerinde önemli bir hukuki engel oluşturdu. Çalışanlar ve sendika temsilcileri ise eğitimli ve fiilen riskli görevler üstlenen personelin özlük haklarının açık bir düzenlemeyle çözüme kavuşturulmasını istiyor.
Milyonlarca liralık ekipman atıl mı kalıyor?
Çalışanlar, dalış tazminatı sorunuyla birlikte kurumun su altı arama-kurtarma ekipmanlarının kullanımını da gündeme getirdi. İddialara göre botlar, dalış bilgisayarları ve diğer ekipmanlara önemli miktarda kamu kaynağı ayrılmasına rağmen uzman personel eksikliği nedeniyle bazı malzemeler yeterince kullanılamıyor.
Bu ekipmanların ne kadarının atıl durumda olduğu ve sahadaki kapasiteyi ne ölçüde etkilediği konusunda bağımsız bir envanter veya resmî doğrulama ise ortaya konmuş değil.
Sendika temsilcileri, sorunun yalnızca personelin mali haklarıyla sınırlı olmadığını; uzmanlık gerektiren görevlerin güvenli biçimde yürütülmesi, ekiplerin illere dağılımı ve kamu kaynaklarının verimli kullanılması açısından da ele alınması gerektiğini savunuyor.
AFAD’dan açıklama bekleniyor
Kısa Dalga’nın haberinde, AFAD’a yöneltilen sorulara yayın saatine kadar yanıt alınamadığı belirtildi. Bu nedenle aktif dalgıç sayısı, ekipmanların kullanım durumu ve personelin görevden ayrılma gerekçelerine ilişkin iddialar kurum tarafından henüz doğrulanmış değil.
Sel, su baskını ve boğulma vakalarında su altı arama-kurtarma ekipleri kritik görev üstleniyor. Uzman personelin çalışma koşulları ve hukuki statüsüne ilişkin uyuşmazlığın çözülmesi talebi, afetlere müdahale kapasitesi tartışmasının önemli başlıklarından biri olarak öne çıkıyor.



