Trump, “İran ile anlaşma son aşamada” dedi ama pürüzler finale götürmüyor

Trump e1779639803142 Trump, "İran ile anlaşma son aşamada" dedi ama pürüzler finale götürmüyor

ABD ve İran arasında olası bir anlaşmaya yönelik temaslarda ilerleme sinyalleri gelirken, tarafların medyaya yansıyan anlaşma taslaklarında bazı kritik başlıklar farklılık gösteriyor.

ABD Başkanı Donald Trump, dün yaptığı açıklamada İran ile savaşı sona erdirecek anlaşmanın “büyük ölçüde müzakere edildiğini” ve son aşamaya geldiğini söyledi. İran’a yakın yarı resmi Tasnim Haber Ajansı da bu sabah olası anlaşmanın detaylarına ilişkin bir haber yayımladı. Ancak tarafların aktardığı maddeler arasında önemli görüş ayrılıkları bulunuyor.

ABD merkezli Axios’a göre taslak anlaşma, 60 günlük bir ateşkes sürecini ve bu süre boyunca Hürmüz Boğazı’nın yeniden tamamen açılmasını içeriyor. Haberde, İran’ın boğaza yerleştirdiği mayınları kaldıracağı ve geçişlerden ücret alınmayacağı belirtilirken, karşılığında Washington yönetiminin İran limanlarına yönelik deniz ablukasını kaldıracağı ifade edildi.

New York Times’a konuşan üst düzey İranlı yetkililer de Tahran’ın çatışmaları durduracak ve Hürmüz Boğazı’nı yeniden açacak bir mutabakata olumlu yaklaştığını aktardı. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise anlaşmanın başarılı olması halinde Hürmüz’ün “tamamen açık” hale geleceğini ve geçişlerde herhangi bir kısıtlama olmayacağını söyledi.

Ancak İran medyasındaki bilgiler farklı bir tablo çiziyor. Tasnim Haber Ajansı’na göre Hürmüz Boğazı savaş öncesindeki statüsüne tam olarak dönmeyecek. Bunun yerine, boğazdan geçen gemi sayısının 30 gün içinde kademeli olarak savaş öncesi seviyelere çıkarılması planlanıyor. İran ayrıca ABD’nin limanlara uyguladığı ablukanın kaldırılmasını ön koşul olarak görüyor.

Yaptırımlar konusunda da yine taraflar arasında görüş ayrılıkları sürüyor. ABD merkezli Axios haber sitesinin haberine göre ABD, İran’a geçici petrol yaptırımı muafiyetleri sunmayı değerlendiriyor ancak bunun karşılığında Tahran’ın Hürmüz’ü açması, mayınları kaldırması ve deniz trafiğini normalleştirmesi bekleniyor. İran ise dondurulmuş varlıklarının en azından bir kısmının derhal serbest bırakılmasını ve daha kalıcı yaptırım kaldırımları talep ediyor.

Nükleer program başlığında da farklı anlatımlar dikkat çekiyor. Axios, taslak anlaşmanın İran’ın nükleer silah geliştirmeyeceğine dair taahhütler içerdiğini ve yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stoklarının azaltılmasına yönelik maddeler bulunduğunu öne sürdü. İran medyası ise Tahran’ın nükleer program konusunda henüz herhangi bir taahhütte bulunmadığını aktardı. Tasnim’e göre olası anlaşma, İran’ın nükleer faaliyetlerine ilişkin 60 günlük yeni bir müzakere süreci öngörüyor.

Her iki tarafın medya organlarında yer alan ortak noktalardan biri ise ateşkesin yalnızca İran-ABD hattını değil, Lübnan dahil bölgedeki tüm cepheleri kapsayacağı yönündeki ifadeler oldu. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi de cumartesi günü yaptığı açıklamada Tahran’ın önceliğinin tüm cephelerde çatışmaların durması olduğunu söylemişti.

Bölgede tansiyon, ABD ve İsrail’in şubat ayında İran’a yönelik saldırılarıyla yükselmişti. İran buna İsrail’e, Körfez’deki ABD müttefiklerine yönelik saldırılar ve Hürmüz Boğazı’nı kapatarak yanıt vermişti. 8 Nisan’da Pakistan arabuluculuğunda ateşkes sağlanmış, daha sonra Trump tarafından süresiz olarak uzatılmıştı. Washington ve Tahran ayrıca 11-12 Nisan tarihlerinde İslamabad’da doğrudan görüşmeler gerçekleştirmiş ancak kalıcı bir anlaşmaya ulaşılamamıştı.

Trump’ın son açıklamaları, Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Munir’in Tahran ziyaretinin ardından geldi. Munir’in son haftalarda ikinci kez İran’a gitmesi, İslamabad’ın arabuluculuk girişimlerini yoğunlaştırdığı şeklinde yorumlandı.