Murat Ağırel’in nezarethane yemekleri haberine Emniyet’ten yanıt: Zehirlenme vakası yok!

tutuklu gazeteci murat agirel yemek haberi Murat Ağırel'in nezarethane yemekleri haberine Emniyet'ten yanıt: Zehirlenme vakası yok!

Tutuklu gazeteci Murat Ağırel’in nezarethanelerde dağıtılan yemeklerin çiğ ve kötü kokulu olduğu yönündeki açıklamaları gündem oldu. Ağırel’in 8 milyon liralık yemek ihalesini ve tedarikçi firmayı gündeme taşımasının ardından İstanbul Emniyet Müdürlüğü sessizliğini bozdu. Emniyet, yemeklerin mevzuata uygun olduğunu ve yapılan kontrollerde herhangi bir gıda zehirlenmesi vakasına rastlanmadığını duyurdu.

Gazeteci Murat Ağırel’in cezaevinden kaleme aldığı yazıyla gündeme getirdiği nezarethane yemekleri tartışmasına İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nden resmi açıklama geldi.

Sarıgül ailesine yönelik soruşturma kapsamında tutuklanarak Kocaeli 2 No’lu F Tipi Cezaevi’ne gönderilen Ağırel, gözaltında bulunduğu dönemde İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün Vatan Caddesi’ndeki binasında dağıtılan yemeklerin durumunu gündeme taşımıştı.

Ağırel, kendisine verilen tavuk ve patates yemeklerinin yeterince pişirilmediğini, tabldot kapları açıldığında ise ağır bir kokuyla karşılaştığını öne sürmüştü.

Emniyet: Yemekler mevzuata uygun

Ağırel’in açıklamalarının kamuoyunda gündem olmasının ardından İstanbul Emniyet Müdürlüğü konuya ilişkin yazılı açıklama yayımladı.

Açıklamada, nezarethanelerde sunulan yemek hizmetine ilişkin ihalenin 28 Nisan 2026 tarihinde 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamında açık ihale usulüyle gerçekleştirildiği belirtildi.

İhale sürecinin şeffaflık ve rekabet ilkeleri doğrultusunda tamamlandığı ifade edilirken, teslim alınan kumanyaların ilgili gıda mevzuatına ve teknik şartnameye uygunluğunun denetlendiği kaydedildi.

Emniyet, teslim alınan her gıda paketinden şahit numuneler alındığını ve bu numunelerin gerekli süre boyunca uygun saklama koşullarında muhafaza edildiğini bildirdi.

“Zehirlenme vakasına rastlanmadı”

İstanbul Emniyet Müdürlüğü açıklamasında, gözaltındaki kişilerin sağlık durumlarının da düzenli olarak kontrol edildiği vurgulandı.

Yapılan muayene ve kontrollerde herhangi bir gıda zehirlenmesi vakasına rastlanmadığı belirtilerek, yemek hizmetinin yürürlükteki mevzuat çerçevesinde sürdürüldüğü ifade edildi.

8 milyon liralık ihale gündeme gelmişti

Murat Ağırel’in yazısında dikkat çektiği konulardan biri de nezarethanelere yemek sağlayan şirketle yapılan ihale oldu.

Ağırel’in paylaştığı bilgilere göre İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü, 2026/539158 ihale kayıt numarasıyla yemek temini için ihaleye çıktı.

28 Nisan 2026 tarihinde gerçekleştirilen ihaleyi Okbay Unlu Mamülleri Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi 8 milyon liralık teklifle kazandı. İhalenin yaklaşık maliyetinin ise 11 milyon 375 bin lira olduğu belirtildi.

İhale kapsamında 50 bin kahvaltılık, 25 bin öğle ve 25 bin akşam kumanyası olmak üzere toplam 100 bin adet kumanya temin edilmesi planlandı.

Kumanyaların İstanbul Havalimanı, Sabiha Gökçen Havalimanı ve çeşitli emniyet birimlerinin nezarethanelerinde dağıtılması öngörüldü.

Ağırel, şirketin geçmişindeki dosyayı da gündeme getirmişti

Gazeteci Ağırel, yemek tedarikçisi şirketin geçmişine ilişkin araştırmasında 2024 yılında İstanbul’un Şile ilçesinde yaşanan ve 51 öğrencinin hastaneye kaldırıldığı gıda zehirlenmesi olayına da dikkat çekmişti.

25 Aralık 2024 tarihinde Şile 75. Yıl Ortaokulu önünde dağıtılan kumanyaların ardından öğrenciler bulantı ve kusma şikâyetleriyle hastaneye kaldırılmıştı.

Ağırel’in aktardığı bilgilere göre olayla ilgili hazırlanan iddianamede, kumanyaları üreten firmanın sahibi Ebubekir Öksüz’ün de aralarında bulunduğu dört kişi hakkında 10’ar yıla kadar hapis cezası talep edildi.

Söz konusu dosyada şüpheliler hakkında yöneltilen suçlamalar ise henüz kesinleşmiş bir mahkûmiyet anlamına gelmiyor.

Tartışmanın odağında denetim var

Bir tarafta yemeklerin çiğ ve kötü kokulu olduğunu ileri süren gazeteci Murat Ağırel, diğer tarafta ise hizmetin mevzuata uygun yürütüldüğünü ve zehirlenme vakası tespit edilmediğini açıklayan İstanbul Emniyet Müdürlüğü bulunuyor.

Tartışma, nezarethanelerde gözaltında tutulan kişilere sağlanan temel ihtiyaçların ve özellikle gıda güvenliğinin nasıl denetlendiği sorusunu yeniden gündeme getirdi.