İstanbul’da son 84 yılın en şiddetli yağışının ardından gözler selin yol açtığı hasara ve alınacak önlemlere çevrildi. Vali Davut Gül, dere yataklarını işgal eden yapıların yıkılacağını açıklarken toprak kayması ve bina çökmesi riskine karşı vatandaşları uyardı. Selden etkilenen 4 bin 850 kişinin hesabına 10’ar bin lira acil destek yatırıldığı, hasarı daha fazla olanlara ise pazartesiden itibaren ilave yardım yapılacağı bildirildi.
İstanbul’da 14 Ekim’de başlayan ve 15 Ekim’de etkisini artıran şiddetli yağışların ardından kentte selin yaralarını sarma çalışmaları sürüyor. Ev ve iş yerlerinin su altında kaldığı, araçların sürüklendiği ve ulaşımda ciddi aksamaların yaşandığı afetin ardından gözler hem hasar tespit çalışmalarına hem de benzer olayların önüne geçilmesi için atılacak adımlara çevrildi.
İstanbul Valisi Davut Gül, selden en fazla etkilenen bölgelerden Sarıyer’in Ayazağa semtinde yaptığı açıklamada, dere yataklarını işgal eden yapıların yıkılacağını duyurdu. Gül, yağışların ardından toprağın suya doyduğuna dikkat çekerek bazı bölgelerde heyelan ve bina çökmesi tehlikesinin devam edebileceğini belirtti.
Valiliğin açıklamaları, sel sonrası yalnızca acil yardım çalışmalarının değil, riskli yapıların ve dere yataklarındaki işgallerin de yeniden gündeme alınacağını gösterdi.
Dere yataklarını işgal eden yapılar için yıkım kararı
Sel felaketinin ardından en dikkat çekici açıklama, dere yataklarındaki yapılarla ilgili oldu.
Vali Davut Gül, dere yatağını işgal eden yerlerin yıkılacağını belirterek bu alanlardaki yapılaşmaya karşı açık bir mesaj verdi. Açıklama, özellikle yoğun yağışlarda suyun doğal akışını engelleyebilecek ve taşkın riskini artırabilecek alanların yeniden değerlendirilmesini gündeme taşıdı.
Dere yataklarının daraltılması, suyun akış güzergâhının değiştirilmesi ve taşkın alanlarında yapılaşma, yoğun yağışlarda su baskınlarının etkisini artırabilen unsurlar arasında bulunuyor. Bu nedenle dere güzergâhlarındaki yapıların durumu, afet sonrasında yapılacak incelemelerin önemli başlıklarından biri olarak öne çıkıyor.
Ancak yıkım kararının hangi yapıları kapsayacağı, tespitlerin hangi kurumlar tarafından yapılacağı ve uygulamanın hangi takvimle yürütüleceği konusunda ayrıntıların ayrıca netleşmesi gerekiyor. Vali Gül’ün açıklaması, dere yatağını işgal eden yapıların kaldırılacağı yönündeki kararı ortaya koyarken uygulamanın kapsamı ve hukuki süreçleri bakımından ayrıntılı bir takvim paylaşılmadı.
Toprak kayması ve bina çökmesi tehlikesi sürüyor
Vali Gül, yağışların ardından zeminin suya doyduğunu belirterek vatandaşları yeni risklere karşı uyardı.
Kentte bugün ve ertesi gün yağış beklendiğini, ancak çok büyük miktarda yağış öngörülmediğini ifade eden Gül, buna rağmen bazı bölgelerde toprak kayması yaşanabileceğine dikkat çekti. Özellikle zeminin aşırı su alması nedeniyle heyelan ve bina çökmesi riskinin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı.
Gül, kendi binasında risk veya şüphe gören vatandaşların geçici olarak misafir edilebileceğini de açıkladı. Bu çağrı, özellikle duvarlarında yeni çatlaklar oluşan, zeminde kayma veya oturma belirtileri görülen ya da binasının güvenliğinden endişe eden vatandaşlar açısından önem taşıyor.
Uzmanlar açısından da yoğun yağışların ardından zemindeki su miktarı, yamaçların durumu, istinat duvarları ve binaların taşıyıcı sistemleri yakından izlenmesi gereken unsurlar arasında yer alıyor. Bununla birlikte her çatlağın mutlaka çökme anlamına gelmediği gibi, görünür bir hasarın bulunmaması da tek başına binanın güvenli olduğunu göstermiyor.
Binasında belirgin hasar veya hareketlilik gören vatandaşların kendi değerlendirmeleriyle yetinmemesi, ilgili kurumlara haber vermesi ve riskli alanlardan uzak durması gerekiyor.
Selzedelere 10 bin liralık destek yatırıldı
Afetin ardından mağdur olan vatandaşlara yönelik nakdi yardım çalışmaları da başladı.
Vali Gül’ün 17 Ekim’de kamuoyuna yansıyan açıklamasına göre, zarar tespit çalışmalarının tamamlanması beklenmeden 4 bin 850 kişinin hesabına 10’ar bin lira acil destek ödemesi yapıldı. Böylece ilk aşamada yaklaşık 48,5 milyon liralık ödeme gerçekleştirildi.
Vali Gül, yardımların Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca aktarılan kaynakla yapıldığını belirtti. Hasar tespit çalışmalarının ise sürdüğünü bildirdi.
Açıklamaya göre, pazartesiden itibaren zararının daha fazla olduğu belirlenen vatandaşlara ilave destek ödemeleri yapılması planlanıyor. Bu kapsamda hasarın boyutunun ve vatandaşların ihtiyaçlarının değerlendirilmesi önem taşıyor.
İlk etapta yatırılan 10 bin lira, acil ihtiyaçların karşılanmasına yönelik destek olarak öne çıkıyor. Daha yüksek tutarda zarar gören vatandaşlara yapılacak ilave ödemelerin miktarı ve koşulları ise hasar tespit sürecinin sonuçlarına göre netleşecek.
Hasar tespit çalışmaları tamamlanma aşamasında
Selin ardından evlerde, iş yerlerinde ve farklı noktalarda meydana gelen zararların belirlenmesi için çalışmalar yürütülüyor.
Vali Gül, hasar tespit çalışmalarını gün içerisinde tamamlamayı hedeflediklerini belirtti. Tespitlerin sonuçlanmasıyla birlikte hangi bölgelerde ne ölçüde zarar meydana geldiğinin ve ilave yardımların kimlere yapılacağının daha açık biçimde ortaya çıkması bekleniyor.
Afetin ardından özellikle zemin katlar, bodrumlar, iş yerleri ve su basan konutlarda temizlik ve tahliye çalışmaları da önem taşıyor. Su baskını nedeniyle elektrik tesisatı zarar görmüş olabilecek binalarda, gerekli kontroller yapılmadan enerji verilmemesi can güvenliği bakımından kritik önem taşıyor.
Vali Gül de bazı noktalarda henüz elektrik verilemediğini, bunun tedbir amacıyla uygulandığını açıkladı. Bu durum, su baskınının ardından altyapı güvenliğinin yalnızca hasar tespitiyle sınırlı olmadığını, elektrik ve diğer hizmetlerin yeniden devreye alınmasında da kontrollerin gerekli olduğunu ortaya koyuyor.
Okullar pazartesi günü açılacak
Selin ardından merak edilen konulardan biri de İstanbul’da eğitim öğretimin yeniden başlayıp başlamayacağı oldu.
Vali Davut Gül, okullardaki sorunların giderilmesiyle pazartesi günü eğitim öğretimin devam edeceğini açıkladı. Böylece kent genelinde yeni bir tatil kararı yerine, okulların gerekli düzenlemelerin ardından açılmasının hedeflendiği bildirildi.
Öte yandan su baskını veya altyapı sorunları nedeniyle etkilenen okul binalarındaki eksikliklerin giderilmesi ve eğitim ortamının güvenli hale getirilmesi önem taşıyor. Valinin açıklamasına göre ilgili kurumlar, eğitim faaliyetlerinin planlanan tarihte sürmesi için çalışmalarını tamamlamaya odaklandı.
İçme suyu için numuneler alınıyor
Selin ardından gündeme gelen bir başka konu da su baskınlarının içme suyu ve halk sağlığı üzerindeki olası etkileri oldu.
Vali Gül, İl Sağlık Müdürlüğünün düzenli olarak su numuneleri aldığını ve o ana kadar yapılan kontrollerde bir sorun tespit edilmediğini açıkladı.
Şiddetli yağış ve taşkınlar, kanalizasyon sistemlerinin taşması veya kirli suların temiz su altyapısıyla temas etmesi halinde sağlık açısından risk yaratabiliyor. Bu nedenle su numunelerinin alınması ve analizlerin sürdürülmesi, afet sonrasındaki halk sağlığı çalışmalarının önemli bir parçasını oluşturuyor.
Mevcut açıklamada su numunelerinde olumsuzluk tespit edilmediği belirtilirken kontrollerin sürdürülmesi, olası risklerin erken belirlenmesi bakımından önem taşıyor.
İstanbul’da selin bilançosu ağırlaştı
İstanbul’daki yağışlar, yalnızca maddi hasara yol açmakla kalmadı; can kayıpları ve kayıp kişilere ilişkin gelişmelerle de gündeme geldi.
15 Ekim’de açıklanan ilk bilançoda üç kişinin hayatını kaybettiği, beş kişi hakkında kayıp başvurusu yapıldığı ve arama çalışmalarının sürdüğü bildirilmişti. Daha sonra Beykoz’da su tahliyesi sırasında kuyuya düşen bir işçinin yaşamını yitirmesiyle can kaybı dörde yükseldi.
16 Ekim itibarıyla yayımlanan haberlerde, İstanbul’da son 84 yılın en şiddetli yağışının yaşandığı ve bazı bölgelerde metrekareye 272 kilogram yağış düştüğü bilgisi yer aldı. İstanbul Büyükşehir Belediyesinin Afet Koordinasyon Merkezi de yağışın olağan dışı boyutlarına dikkat çekerek ekiplerin sahada yoğun çalışma yürüttüğünü bildirdi.
Afetin bilançosuna ilişkin kayıp kişi sayısı ve arama çalışmalarının son durumu ise yeni açıklamalarla değişebiliyor. Bu nedenle can kaybı ve kayıp kişi sayısına ilişkin verilerin yayımlanma saatiyle birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.
Gözler kalıcı önlemlerde
İstanbul’da selin ardından başlayan çalışmalar, bir yandan mağdur vatandaşların ihtiyaçlarının karşılanmasına, diğer yandan benzer felaketlerin etkisini azaltacak önlemlere odaklanıyor.
Dere yataklarını işgal eden yapıların yıkılacağı yönündeki açıklama, afet riskinin azaltılması açısından en önemli başlıklardan biri olarak öne çıktı. Ancak kalıcı sonuç alınabilmesi için yalnızca yapıların kaldırılması değil, suyun doğal akış güzergâhlarının korunması, altyapının kapasitesinin değerlendirilmesi ve riskli alanlarda denetimlerin sürdürülmesi de önem taşıyor.
Önümüzdeki günlerde hasar tespit çalışmalarının sonuçları, ilave yardım ödemeleri ve dere yataklarındaki yapılarla ilgili uygulama takvimi yakından izlenecek.
İstanbul’da yaşanan sel felaketi, yoğun yağışlara karşı hazırlık, altyapı güvenliği ve riskli yapılaşma konularını bir kez daha gündemin üst sıralarına taşıdı. Şimdi gözler, açıklanan önlemlerin sahada nasıl uygulanacağına ve mağdur vatandaşların zararlarının ne ölçüde karşılanacağına çevrildi.



