İBB davasında 71. duruşma

ibb davasinda 71 durusma savunmalarin alinmasina devam ediliyor İBB davasında 71. duruşma

Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 414 ismin yargılandığı İBB davası sürüyor. Dava tutuksuz sanıkların savunmalarının alınması ve sorgularıyla devam ediyor. Davada önümüzdeki hafta içi tutuklu isimlere söz verilecek ve tutukluluk incelemesi yapılacak.

Görevinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 53’ü tutuklu 414 kişinin yargılandığı davanın 71. duruşması görülüyor. Duruşma tutuksuz sanıklar ve avukatlarının savunmalarının alınmasıyla devam edecek.

İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, Ekrem İmamoğlu ve Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık’ın da aralarında bulunduğu bazı tutuklu isimler katıldı.

Davada bugüne kadar toplam 77 tutuksuz sanığın savunması alındı. Davanın önümüzdeki hafta görülecek duruşmalarında tutuklu isimler söz alacak ve tutukluluk incelemesi yapılacak.

DURUŞMADAN |

15.35 | Ara sona erdi. Duruşma salonunda başka tutuksuz sanık olmadığı için mahkeme başkanı tutuklu isimlerin tahliye taleplerini almaya başladı. Sanık kürsüsüne ilk olarak Ekrem İmamoğlu’nun yakın koruması Mustafa Akın çıktı.

14.16 | Duruşmaya ara verildi. Ekrem İmamoğlu bugün “Aile Dayanışma Ağı” açıklaması için gelen izleyicilere, “Bütün ailelerimizi sevgiyle kucaklıyorum. Her şey ailelerimiz için” sözleriyle seslendi.

12.55 | Etkin pişmanlık ifadesi veren iş insanı tutuksuz sanık Umut Şenol, İstanbul’da iş yapan herhangi bir şirketin ortaklığında bulunmadığını ifade etti. Şenol’un savunmasının ardından sorgusuna geçildi. Savcının Murat Ongun’la görüşmesine ilişkin sorusu üzerine Şenol, o süreçte görüşmelerden bir sonuç alamadığını söyledi.

12.41 | İmamoğlu İnşaat çalışanı tutuksuz sanık Burcu Beyazoğlu, savunması için söz aldı. Beyazoğlu, “Ben yalnızca yıllarca çalıştığı şirketten taksit ile ailesi için ev satın almış bir kişiyim. Hakkımdaki suçlamaları kabul etmiyor beratımı talep ediyorum” dedi.

Beyazoğlu’nun avukatı Arda Yamanlar ise iddianamede ve MASAK raporunda somut suçtan elde edildiği iddia edilen bir malvarlığından bahsedilmediğini belirtti. Beyazoğlu’nun avukatının savunmasının ardından etkin pişmanlık ifadesi veren tutuksuz sanık Umut Şenol’un savunmasına geçildi.

11.35 | Tutuklu ve tutuksuz sanıklar, avukatları, gazeteciler, izleyiciler ve mahkeme heyeti yerini aldı. Tutuksuz sanık Makyol Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Çebi savunması için söz aldı. Çebi, iddianamede bahsedilen yapılarla hiçbir ilgisinin bulunmadığını belirtti.

Çebi, hakkındaki suçlamalardan birinin Makyol tarafından yapılan kreş ödemelerinin örgütsel finansman amacı taşıdığı iddiası olduğunu belirtti. Söz konusu 4 milyon 700 bin liralık ödemenin tamamen eğitim amacıyla yapılan bir bağış olduğunu söyledi.

Kreşin yapımını üstlenen Asoy İnşaat ile Makyol’un uzun yıllardır ticari ilişkisinin bulunduğunu aktaran Çebi, firmanın daha önce Makyol Yaşam Sitesi’nin kaba inşaatını da yaptığını ifade etti. Çebi, kreş ödemelerinin inşaatın ilerleme aşamalarına göre hak ediş şeklinde gerçekleştirildiğini belirterek, “Gerçekleştirilen bu ödemelerin tarihleriyle kreş inşaatının ilerleme süreçleri birebir örtüşmektedir” dedi.

Bu kapsamda yaklaşık 200 fotoğraf, farklı tarihlere ait uydu görüntüleri ve makbuzları mahkemeye sunduğunu belirten Çebi, Asoy İnşaat’a atanan kayyumun da Makyol aleyhine ticari alacak nedeniyle icra takibi başlattığını söyledi. Çebi ayrıca şirketin Asoy İnşaat ile inşaat işlerinden kaynaklanan 28 ayrı işçilik davasının bulunduğunu aktardı.

“İMAMOĞLU DÖNEMINDE İBB’DEN HIÇBIR İŞ ALMADIK”

Örgüte yardım suçlamasına da yanıt veren Çebi, Makyol’un Ekrem İmamoğlu döneminde İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden hiçbir iş almadığını söyledi.

Çebi, “Hatta Ekrem İmamoğlu Belediye Başkanı seçildikten sonra, Kadir Topbaş döneminde alınan yaklaşık 1,5 milyar dolar değerindeki 2 adet işi de Cumhurbaşkanlığı kamu sözleşmelerinin devir ve tasfiye kararnamesi hükümleri uyarınca doğan haklarımız doğrultusunda tasfiye ettik” dedi.

Makyol ile İBB arasında ciddi hukuki ihtilaflar da bulunduğunu ifade eden Çebi, Göztepe Metrosu projesine ilişkin hak ediş ödemelerinin geciktirilmesi nedeniyle şirketin mağdur edildiğini, ayrıca belediyeyle yüz milyonlarca liralık ecrimisil davalarının bulunduğunu kaydetti.

İmamoğlu, “İBB’den ihale almadığınızı söylediğiniz. Engelleyen bir tavrımız mı oldu?” diye sordu. Çebi bu soruya “Biz girmedik” yanıtını verdi.


İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı “ihbar eden” sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı “suçtan zarar gören” sıfatıyla yer alıyor.

İddianamede, 16 kişi “müşteki”, 7’si firari, 5’i “müşteki sanık” olmak üzere toplam 407 kişi “sanık” olarak bulunuyor.

İddianamede yer alan “örgüt şemasında”, Ekrem İmamoğlu’nun “örgüt elebaşı”, sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş, Adem Soytekin, Ertan Yıldız, Hüseyin Gün ile Murat Gülibrahimoğlu’nun da “örgüt yöneticisi” olduğu belirtiliyor.

Şemada, 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu’na doğrudan bağlı olduğu savunularak örgüt üyelerinden 77’sinin Fatih Keleş’e, 35’inin Murat Ongun’a, 8’inin Ertan Yıldız’a, 7’sinin Hüseyin Gün’e, 6’sının Murat Gülibrahimoğlu’na ve 6’sının da Adem Soytekin’e bağlı olduğu iddia ediliyor.

İddianamede, Ekrem İmamoğlu’nun “suç işleme amacıyla örgüt kurmak”, “kişisel verilerin kaydedilmesi”, “kişisel verileri ele geçirme ve yayma”, “suç delillerini gizleme”, “haberleşmenin engellenmesi”, “kamu malına zarar verme”, “rüşvet”, “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma”, “irtikap”, “kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık”, “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama”, “ihaleye fesat karıştırma”, “çevrenin kasten kirletilmesi”, “Vergi Usul Kanunu’na muhalefet”, “Orman Kanunu’na muhalefet” ve “Maden Kanunu’na muhalefet” suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İddianamede, Keleş’in 48 kez “rüşvet”, “rüşvet alma”, “rüşvet verme”, 55 kez “ihaleye fesat karıştırma”, 39 kez “kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık”, 8 kez “suç gelirlerini aklama”, “Maden Kanunu’na muhalefet”, “Orman Kanunu’na muhalefet”, “çevre kirliliğine neden olma”, “Vergi Usul Kanunu’na muhalefet”, “irtikap”, “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” ile “haberleşmenin engellenmesi” suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Ongun’un “rüşvet”, 53 kez “ihaleye fesat karıştırma”, 33 kez “kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık”, “kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme”, “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” ile “suç gelirlerini aklama” suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız’ın “rüşvet”, “ihaleye fesat karıştırma”, “kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık” suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

İddianamede, Soytekin’in “rüşvet”, “zincirleme şekilde rüşvet”, “irtikap” ve “suç gelirlerini aklama” suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu’nun “kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık”, “suç gelirlerini aklama”, “evrakta sahtecilik”, “Maden Kanunu’na muhalefet”, “Orman Kanunu’na muhalefet”, “çevre kirliliğine neden olma” ve “Vergi Usul Kanunu’na muhalefet” suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Gün’ün “suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme” suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.

İddianamede, Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında “etkin pişmanlık” hükümlerinin uygulanması isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan hakkında 5 kez “rüşvet alma”, 2 kez “irtikap”, “kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi”, “kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme” ve “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma” suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık’ın ise 7 kez “rüşvet alma” ve “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma” suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Birleşen dosya

Beyoğlu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan İnan Güney’in de arasında bulunduğu 7 isim hakkında hazırlanan iddianame de bu davayla birleştirilmişti.

İddianamede, İnan Güney, İsmail Akkaya, Seyhan Özcan, Veysel Eren Güven, Sabriye Akkaya, Mehmet Akif Bulut ve Deniz Göleli’nin “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte yardım etme” ile “kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık” suçlarından 9 yıl 8’er aydan 31 yıl 8’er aya kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor.

Yargılama sürecinde, birleşen dosyadakilerle birlikte 57 kişinin tahliye edilmesiyle davada 53 tutuklu bulunuyor.