Eski MASAK Başkan Yardımcısı Dr. Ramazan Başak, fon krizinin borsada hisse senetlerine yatırım yapanları da etkilediğini belirterek, satış imkânı bulamayan yatırımcılar için özel bir fon kurulmasını önerdi. Başak, bazı hisselerde yaklaşık 20 gündür alıcısız düşüş yaşandığını savunarak, soruşturma kapsamındaki şirketlerin ve işlemlerin daha ayrıntılı incelenmesi çağrısı yaptı.
Türkiye’de yatırım fonlarının tasfiye süreciyle gündeme gelen kriz, borsada işlem gören hisse senetlerindeki kayıplar ve yatırımcıların satış yapamaması tartışmalarını da beraberinde getirdi. Eski Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) Başkan Yardımcısı Dr. Ramazan Başak, yaşanan mağduriyetlerin yalnızca tasfiye kapsamındaki fonlarla sınırlı olmadığını belirterek, hisse yatırımcıları için de özel bir fon oluşturulmasını istedi.
Başak, sosyal medya hesabından yaptığı değerlendirmede, bazı hisselerde yaklaşık 20 gündür alıcısız düşüş yaşandığını ve bu nedenle yatırımcıların ellerindeki payları satmakta zorlandığını ileri sürdü. Hisse yatırımcılarının yaşadığı kayıpların da dikkate alınması gerektiğini belirten Başak, mağduriyetlerin giderilmesine yönelik yeni adımlar atılması çağrısında bulundu.
“Hisse mağdurları için de fon kurulmalı”
Başak’ın önerisinin merkezinde, soruşturma kapsamında tespit edilecek haksız kazançların mağdurların zararlarının karşılanmasında kullanılması bulunuyor.
Eski MASAK Başkan Yardımcısı, şüpheli işlemler ve şirketler üzerinden elde edildiği belirlenen haksız kazançlara el konulması ve bu kaynakların mağdurlara iadesi için bir mekanizma oluşturulmasını savundu. Başak, fon yatırımcıları için gündeme gelen çözüm arayışlarının hisse senetlerinde zarar gören yatırımcıları da kapsaması gerektiğini ifade etti.
Başak ayrıca soruşturulan grupların ve sembolik biçimde öne çıkan şirket hisselerinin daha kapsamlı biçimde incelenmesini istedi.
Ancak söz konusu öneri henüz hayata geçirilmiş bir uygulama değil. Hisse yatırımcıları için ayrı bir mağduriyet fonu kurulmasına ilişkin resmî bir karar bulunduğuna dair doğrulanmış bir açıklama da mevcut değil.
Fon krizi nasıl başladı?
Kriz, bazı portföy yönetim şirketlerinin yatırımcıların para çekme taleplerini karşılamakta zorlanmasıyla eylül ayında büyüdü. Bazı fonlarda ödeme sorunlarının ortaya çıkması, yatırımcıların tasarruflarına erişimi konusunda endişeleri artırdı.
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), 17 Eylül 2026 tarihli kararlarıyla yedi portföy yönetim şirketinin kurucusu olduğu 131 fonun tasfiyeye alınmasına karar verdi. Kurulun 23 Eylül tarihli açıklamasına göre, bu fonlardaki tekil yatırımcı sayısı 455 bin 758 olarak kayıtlara geçti.
SPK, fonlardaki fiyat hareketleri ve yatırımcı haklarının korunmasına ilişkin düzenlemeler hakkında da açıklamalar yaptı. Kurul, 1 Ekim’de bazı tasfiye süreçleri için ara ödeme mekanizmasını duyurdu. Bu kapsamda belirli fonlardaki yatırımcılara, nihai tasfiye sonucunda hak kazanacakları tutardan mahsup edilmek üzere ödeme yapılmasının önü açıldı.
Kaynak: SPK’nın 23 Eylül ve 1 Ekim 2026 tarihli açıklamaları.
Kriz borsadaki likidite tartışmasını da büyüttü
Fon krizinin etkileri yalnızca yatırım fonlarındaki ödeme sorunlarıyla sınırlı kalmadı. Bazı fonların işlem hacmi ve fiili dolaşım oranı düşük hisselerde büyük pozisyonlara sahip olması, satışların hızlandığı dönemde piyasadaki likidite sorunlarını da gündeme taşıdı.
CNBC-e’ye konuşan stratejist Işık Ökte, 1 Ekim’de yaptığı değerlendirmede, yaşananların yalnızca bir fon tasfiye süreci olarak görülmemesi gerektiğini, Borsa İstanbul’da likidite sorununun öne çıktığını söyledi.
Reuters’ın 22 Eylül tarihli haberinde de fonların düşük likiditeli hisselerdeki pozisyonları, yatırımcı çıkışları ve bu çıkışları karşılamak için yapılan satışların piyasalardaki sert düşüşte etkili olduğuna ilişkin değerlendirmelere yer verildi.
Bu tablo, bazı hisselerdeki fiyat hareketlerinin ve satış imkânlarının ayrıca incelenmesi gerektiğine yönelik tartışmaları güçlendirdi. Bununla birlikte, belirli hisselerdeki her değer kaybının manipülasyondan kaynaklandığı sonucuna varmak için somut bulgular ve yetkili kurumların incelemeleri gerekiyor.
Gözler soruşturmanın sonuçlarında
Ramazan Başak’ın son çağrısı, fon krizinin etkilediği yatırımcı kitlesinin kapsamı ve zararların nasıl karşılanacağı konusundaki tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.
Başak, fon yatırımcılarının yanı sıra hisse senetlerinde kayıp yaşayanların da değerlendirmeye alınmasını isterken, çözüm önerisini soruşturma kapsamında tespit edilecek haksız kazançların mağdurlara iadesi üzerine kurdu.
Hisse yatırımcıları için ayrı bir fon oluşturulup oluşturulmayacağı, böyle bir mekanizmanın hangi kaynaklarla finanse edileceği ve kimlerin yararlanabileceği ise henüz açıklığa kavuşmuş değil. Bu başlıklarda atılacak adımlar, fon krizinin borsadaki etkilerinin nasıl ele alınacağı açısından önem taşıyor.



