Trump’tan Rusya yaptırımlarında geri adım: Yeni paket askıya alındı

Trump tan Rusya yaptirimlarinda geri adim Yeni paket askiya alindi Trump'tan Rusya yaptırımlarında geri adım: Yeni paket askıya alındı

ABD Başkanı Donald Trump, Rusya’ya yönelik yeni yaptırımların yürürlüğe girmesine iki gün kala başkanlık kararnamesiyle uygulamayı durdurdu. “Ulusal çıkar” gerekçesiyle alınan karar, Rus petrolü ve doğal gazını satın alan ülkelere yönelik ağır gümrük vergilerinin de önünü şimdilik kesti. Washington yönetiminin Rusya’dan dizel yakıt tedarikine ilişkin anlaşmayı duyurmasının ardından gelen adım, ABD’nin Moskova politikasında yeni bir tartışma başlattı.

ABD Başkanı Donald Trump, Rusya’nın Ukrayna’daki savaşını finanse etmesini zorlaştırmayı amaçlayan yeni yaptırım paketinin uygulanmasını erteledi. Trump, 16 Ekim’de imzaladığı başkanlık kararnamesiyle, eylül ayında yasalaştırılan Rusya ve İran yaptırımları düzenlemesi kapsamındaki belirli yaptırımlardan ve gümrük vergilerinden feragat etti.

Karar, yeni önlemlerin yürürlüğe girmesine yalnızca iki gün kala alındı. Trump yönetimi, uygulamanın ertelenmesini ABD’nin ulusal çıkarlarıyla gerekçelendirirken, kararın kapsamı ve Rusya ile enerji ticaretine olası etkileri uluslararası gündeme taşındı.

Söz konusu düzenleme, Rus hükümeti ve devlet şirketleriyle bağlantılı kişi ve kuruluşlara yönelik yaptırımların yanı sıra Rus petrolü ve doğal gazını satın alan ülkelere ek gümrük vergileri uygulanabilmesine imkân tanıyordu. Yeni kararla bu araçların devreye sokulması şimdilik engellendi.

Trump önce yasayı imzaladı, ardından uygulamayı durdurdu

Yaptırım paketinin geçmişi 18 Eylül’e uzanıyor. Trump, bu tarihte Lindsey O. Graham’ın adını taşıyan Rusya ve İran yaptırımları yasasını imzalamıştı.

Yasa, Rusya’nın savaş nedeniyle elde ettiği ekonomik kaynakları sınırlandırmayı ve Moskova’yla enerji ticaretini sürdüren ülkeler üzerinde baskı oluşturmayı hedefliyordu. Düzenleme kapsamında Rusya’dan petrol ve doğal gaz satın alan belirli ülkelere yüksek oranlı gümrük vergileri uygulanmasının önü açılmıştı.

Beyaz Saray’ın 16 Ekim tarihli kararnamesinde, yasanın başkana ulusal çıkarlar doğrultusunda yaptırımlardan ve gümrük vergilerinden feragat etme yetkisi verdiği belirtildi. Trump da bu yetkiyi kullanarak söz konusu önlemlerin uygulanmasını askıya aldı.

Böylece Washington yönetimi, Rusya’ya ekonomik baskıyı artırmayı öngören düzenlemeyi yürürlüğe koymak yerine, enerji arzı ve ABD’nin ekonomik çıkarlarını da hesaba katan daha esnek bir yaklaşım benimsedi.

Ancak karar, Rusya’ya yönelik bütün mevcut yaptırımların kaldırıldığı anlamına gelmiyor. Kararnamenin kapsamı, ilgili yasa çerçevesindeki belirli yaptırım ve gümrük vergilerinden feragat edilmesiyle sınırlı.

Rusya’dan dizel yakıt tedariki kararı etkiledi

Trump’ın yaptırımları askıya alma kararı, Rusya’dan dizel yakıt tedarik edilmesine ilişkin açıklamasından yaklaşık bir hafta sonra geldi.

ABD Başkanı, 9 Ekim’de Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yapılan görüşmelerin ardından Rusya’nın ABD ve küresel pazarlara dizel yakıt sağlayacağını duyurmuştu. Açıklanan plan kapsamında ilk aşamada 300 bin tonun üzerinde dizel tedarik edilmesi, sonraki aylarda ise ek sevkiyatların gerçekleştirilmesi öngörülüyor.

Trump, anlaşmanın amacını küresel enerji fiyatlarını düşürmek ve yakıt arzını artırmak olarak açıkladı. Ancak Rusya’dan enerji tedarikinin yeniden kolaylaştırılması, Moskova’nın savaş nedeniyle karşı karşıya olduğu ekonomik baskının azaltılabileceği yönünde eleştirilere yol açtı.

ABD’de bazı siyasetçiler, Rusya’dan alınan yakıt karşılığında Moskova’ya gelir sağlanmasının Ukrayna savaşını finanse eden ekonomik kaynakları güçlendirebileceğini savunuyor. Enerji piyasası uzmanları ise söz konusu sevkiyatların ABD’deki dizel fiyatlarını ne ölçüde düşüreceği konusunda soru işaretleri bulunduğuna dikkat çekiyor.

Bu nedenle Trump’ın son kararı yalnızca yaptırım politikasındaki bir değişiklik olarak değil, enerji fiyatlarını kontrol etme çabasıyla Rusya’ya ekonomik baskı uygulama hedefi arasındaki gerilimin bir parçası olarak da değerlendiriliyor.

Rus petrolünü alan ülkelere uygulanması planlanan vergiler

Yaptırım yasasının önemli unsurlarından biri, Rus enerji ürünlerini satın alan üçüncü ülkeleri hedef alan gümrük vergileriydi.

Düzenlemede, Rusya’dan ham petrol ve doğal gaz alan en büyük beş ithalatçı ülkenin yeni alımlar gerçekleştirmesi halinde yüzde 100 ek gümrük vergisi uygulanabilmesine ilişkin hükümler bulunuyordu. Ayrıca Rusya menşeli mallara yönelik daha yüksek gümrük vergileri de düzenlemede yer aldı.

Bu önlemlerin amacı, Rus enerjisini satın alan ülkelerin maliyetlerini yükselterek Moskova’nın enerji ihracatından elde ettiği geliri dolaylı biçimde sınırlandırmaktı.

Trump’ın kararnamesiyle ilgili hükümlerden feragat edilmesi, söz konusu vergilerin planlanan biçimde otomatik olarak devreye girmesini engelledi. Bununla birlikte karar, gelecekte yeniden yaptırım uygulanmasının tamamen dışlandığı anlamına gelmiyor. Beyaz Saray, Rus enerji alımlarının ve yaptırımlardan kaçınmaya yönelik faaliyetlerin izlenmesini öngören mekanizmayı da korudu.

Washington’da karar tartışma yarattı

Trump’ın adımı, Rusya’ya yönelik ekonomik baskının artırılmasını savunan bazı Kongre üyelerinin tepkisini çekti.

Eleştirilerin odağında, başkanın kısa süre önce imzaladığı yaptırım yasasının uygulamasını yine kendi kararıyla ertelemesi bulunuyor. Muhalif siyasetçiler, Rusya’dan enerji alımına izin verilmesinin Moskova’ya gelir sağlayabileceğini ve Ukrayna’ya yönelik desteği zayıflatabileceğini savunuyor.

Trump yönetiminin yaklaşımını destekleyenler ise başkanın elindeki ekonomik araçları enerji fiyatlarını düşürmek ve uluslararası müzakerelerde kullanmak üzere esnek biçimde değerlendirebilmesi gerektiğini öne sürüyor.

Tartışmanın bir diğer boyutunu, Rusya’ya uygulanan yaptırımların küresel enerji arzı üzerindeki etkisi oluşturuyor. Rus petrolü ve doğal gazına yönelik kısıtlamalar, enerji ticaretinin farklı ülkelere yönelmesine ve tedarik zincirlerinde değişikliklere yol açmıştı. Yeni vergilerin uygulanması halinde bu değişimlerin daha da hızlanabileceği değerlendiriliyordu.

Karar Ukrayna savaşını nasıl etkileyebilir?

Rusya’ya yönelik yaptırımların temel hedeflerinden biri, Moskova’nın savaşın finansmanında kullandığı ekonomik kaynakları sınırlamak. Enerji ihracatı ise Rusya’nın döviz gelirleri açısından önemli bir kaynak olmayı sürdürüyor.

Bu nedenle Rusya’dan dizel tedarikinin kolaylaştırılması ve yeni yaptırımların ertelenmesi, Ukrayna’ya destek veren çevrelerde kaygı yarattı. Eleştirmenler, enerji gelirlerinin artmasının Rusya’nın savaş kapasitesini dolaylı olarak destekleyebileceğini savunuyor.

Buna karşılık enerji arzının artırılmasını savunan yaklaşım, yakıt fiyatlarının düşürülmesini ve piyasalardaki tedarik baskısının hafifletilmesini öncelikli görüyor. Ancak Rusya’dan yapılacak sevkiyatların küresel fiyatlara ne ölçüde yansıyacağı ve bu ticaretin ABD tüketicilerine sağlayacağı faydanın büyüklüğü henüz kesinleşmiş değil.

Trump’ın kararının Ukrayna savaşının seyrine etkisi de yalnızca enerji ticaretiyle sınırlı olmayacak. Yaptırımların uygulanma biçimi, ABD’nin müttefikleriyle ilişkileri ve Moskova üzerindeki diplomatik baskının geleceği de bu sürecin önemli unsurları arasında yer alıyor.

Gözler yaptırımların geleceğinde

Trump’ın 16 Ekim tarihli kararnamesi, Rusya’ya yönelik yeni ekonomik önlemlerin yürürlüğe girmesini engellerken ABD yönetiminin enerji fiyatları ve ulusal çıkarlar konusundaki önceliklerini yeniden gündeme taşıdı.

Karar, Rusya’ya yönelik bütün yaptırımların kaldırılması anlamına gelmese de yeni paketin en önemli araçlarından bazılarının uygulanmasını şimdilik durdurdu. Washington yönetiminin Rusya’dan enerji alımlarını izlemeyi sürdürmesi ve koşulların değişmesi halinde yeni adımları değerlendirebilmesi ise yaptırım politikasının tamamen kapatılmadığını gösteriyor.

Önümüzdeki dönemde Rusya’dan dizel sevkiyatlarının gerçekleşme düzeyi, enerji fiyatlarındaki değişim ve Beyaz Saray’ın yaptırım muafiyetlerine ilişkin yeni kararları yakından izlenecek. ABD’nin bir yandan enerji maliyetlerini düşürmeye çalışırken diğer yandan Rusya’nın savaş gelirlerini sınırlama hedefini nasıl dengeleyeceği, Washington’ın Moskova politikasının temel tartışma başlıklarından biri olmaya devam edecek.