PSİKEART 100. SAYISINI URLADAM’DA KUTLAMAYA HAZIRLANIYOR

atakan12 PSİKEART 100. SAYISINI URLADAM’DA KUTLAMAYA HAZIRLANIYOR

“YAŞAMAK; BİRLİKTE VE ÖZGÜRCE” TEMASIYLA 23 AĞUSTOS’TA URLADAM’DA BULUŞULACAK

*Psikeart, 100. sayı eşiğini sanat, psikoloji ve psikiyatriyi buluşturan özel bir şenlikle kutlamaya hazırlanıyor. “Yaşamak; birlikte ve özgürce” temasıyla 23 Ağustos 2026’da İzmir Urla’daki Urladam’da gerçekleştirilecek buluşma; psikiyatri ve psikolojiden sinemaya, toplumsal bellekten şiir ve müziğe uzanan çok katmanlı programıyla katılımcıları gün boyunca birlikte düşünmeye ve üretmeye davet edecek. Psikeart kurucusu Prof. Dr. M. Emin Önder, 100 sayılık yolculuğun yalnızca bir yayıncılık başarısı değil, sanat ile psikiyatri arasında oluşan ortak bir hafızanın da göstergesi olduğunu söyledi.*

100 SAYILIK BİR ORTAK HAFIZA

Yayın hayatına başladığı günden bu yana farklı kuşaklardan okurların ilgisini sürdüren Psikeart, 100. sayısıyla önemli bir yayıncılık eşiğini geride bıraktı.

Psikeart’ın kurucusu Prof. Dr. M. Emin Önder, derginin yıllar içinde yeni kuşaklara aktarılan bir okur kitlesi oluşturduğunu belirterek, psikiyatri, psikoloji, sanat kuramı, iletişim ve göstergebilim arasındaki ilişkilerin zaman içerisinde daha görünür hale geldiğine dikkat çekti.

Önder, Türkiye’de psikiyatrik kavramların yalnızca tanı ve tedavi çerçevesinde değil, multidisipliner ve yaratıcı kavramlarla tartışılmaya başlanmasının Psikeart’ın yayın çizgisinin karşılık bulduğuna dair önemli göstergelerden biri olduğunu ifade etti.

“BİRLİKTELİKTEN ÇOK ÖZGÜRLÜK ÖNEM KAZANIYOR”

100. Sayı Şenliği’nin “Yaşamak; birlikte ve özgürce” temasını taşımasının tesadüf olmadığını belirten Önder, insanın hem iç dünyasında hem de gerçek dünyada sürekli bir aradalıklar deneyimlediğini söyledi.

Önder’e göre birlikte yaşamanın anlamlı hale gelmesi özgürlük kavramıyla doğrudan ilişkili. İç dünyasında özgür olmayan bireyin kalabalıklar içerisinde de güdümlü bir yaşam sürdürebileceğini belirten Önder, özgürlüğün bireyin kendi kararlarını alması ve sonuçlarını göze alabilmesi açısından varoluşsal bir önem taşıdığını vurguladı.

Önder, *“Yaşamak; birlikte ve özgürce”* temasının bu nedenle yalnızca bir etkinlik başlığı değil, insanın kendisiyle ve çevresiyle kurduğu ilişkiyi yeniden düşünmek için bir zemin oluşturduğunu ifade etti.

psikeart sayi 106 gorunurluk temmuz agustos 2026 PSİKEART 100. SAYISINI URLADAM’DA KUTLAMAYA HAZIRLANIYOR

URLADAM’DA GÜN BOYU “DÜŞÜNCE EGZERSİZİ

23 Ağustos’ta Urladam’da gerçekleştirilecek şenlik, sabah saatlerinde sanat terapisi ve müzik terapisi eksenindeki *“Aşk acısının izlerini silmek”* workshop’uyla başlayacak.

Program; “Tutkunun izleri”, “Hafızanın izinde”, “Sinemada ruhun izleri”, “Toplumsal belleği yeniden düşünmek” ve “İnsan olmanın izleri ve eşiği” başlıklı oturumlarla devam edecek. Günün ilerleyen saatlerinde ise kadın oyuncuların Türk sinemasındaki izleri, şiir, film ve müzik buluşmaları katılımcılarla buluşacak.

Prof. Dr. M. Emin Önder, Urladam’daki buluşmaların yalnızca izlenen bir etkinlik olmadığını belirterek, katılımcıların gün boyunca sunumları, gösterimleri ve tartışmaları takip ettiğini; bunun da yoğun bir düşünce egzersizine dönüştüğünü söyledi.

Önder, katılımcılardan gelen geri dönüşlerde “dolu dolu bir gün geçirmenin” ve düşünmek için yeni sorularla karşılaşmanın öne çıktığını ifade etti.

SİNEMA, KADIN VE TOPLUMSAL BELLEK

Şenliğin dikkat çeken bölümlerinden biri de Prof. Dr. M. Emin Önder’in başkanlığındaki *“Kadın oyuncuların Türk sinemasındaki izleri”* paneli olacak. Feride Çetin ve Deniz Barut’un katılacağı panelde sinemadaki kadın deneyimi ele alınacak.

Önder, sinemanın yalnızca bir sanat dalı olmadığını, aynı zamanda gerçekliği yeniden oluşturma ve izleyiciye yeniden yaşama deneyimi sunma gücüne sahip olduğunu belirtti.

Sinemadaki kadın temsilinin ataerkil kodların yeniden üretilmesi veya sorgulanması açısından önemli olduğunu vurgulayan Önder, beyaz perdedeki kadın temsilinin toplumsal dönüşüm açısından yaşamsal bir başlık olduğunu dile getirdi.

“SANAT TRAVMATİK YAŞANTILARI YENİDEN ANLAMLANDIRABİLİR”

Psikeart’ın geçmiş sayılarında da ele alınan travma konusuna dikkat çeken Önder, sanatın travmatik yaşantılarla yeniden temas kurma ve bunları anlamlandırma açısından önemli bir işlev üstlendiğini söyledi.

Önder, sinema, edebiyat ve müzik gibi sanatların kişiyi zorlayıcı yaşantılarla yeniden karşılaştırırken aynı zamanda güvenli bir çerçeve sunduğunu belirterek, sanatın bu anlamda iyileştirici etkisinin göz ardı edilemeyeceğini ifade etti.

PSİKEART VE PSİKESİNEMA: SANATIN YENİ GERÇEKLİĞİ

Psikeart’ın yanı sıra Psikesinema’nın da yayın hayatında önemli bir alan oluşturduğunu belirten Önder, günümüzde insanların gerçekliği yalnızca doğrudan deneyimleriyle değil, kitle iletişim araçları ve sanat eserleri üzerinden de yaşadığını söyledi.

Önder’e göre sinema, artık yalnızca izlenen bir sanat eseri değil, toplumsal ve kültürel gerçekliğin parçalarından biri haline geldi. Psikolojinin sanatın değerini tek başına açıklayamayacağını ancak sanat kuramlarının da psikolojiye ihtiyaç duyduğunu belirten Önder, iki alan arasındaki ilişkinin giderek daha güçlü hale geldiğini ifade etti.

Bu anlayışla Psikeart’ın plastik sanatlar, edebiyat, müzik, sinema ve tiyatro gibi farklı alanları kapsayan yayın çizgisini sürdürdüğünü; sinemanın kendine özgü üretim ve tartışma alanının genişlemesiyle Psikesinema’nın da bu yapıya eklendiğini söyledi.

ŞİİR, MÜZİK, FİLM: TEK BİR DENEYİM

Urladam’daki program, akademik ve sanatsal oturumların yanı sıra şiir ve müziği de aynı deneyimin parçası haline getirecek.

Haydar Ergülen’in *“Şiir ve tutku”* konuşmasının ardından yönetmen Yüksel Aksu’nun *“Entelköy Efeköy’e Karşı”* filmi gösterilecek. Gösterim sonrasında Caner Fidaner, Dilan Tüysüz ve Yüksel Aksu’nun katılımıyla film değerlendirmesi gerçekleştirilecek. Akşam ise gitar resitali, flamenko dans gösterisi ve Balkan müzikleri performanslarıyla devam edecek.

Önder, farklı sanat disiplinlerinin bir araya gelmesinin izleyiciye tek bir sanat dalının sağlayamayacağı farklı deneyimler sunduğunu belirterek, şiirin müzikle, müziğin şiirle buluştuğu anların günümüzün karmaşık gerçekliğinin de bir yansıması olduğunu ifade etti.

“100. SAYI BULUŞMALARI OKURLARIMIZIN SESİYLE ŞEKİLLENDİ”

Psikeart’ın 100. sayı buluşmasının gerisinde yıllar içerisinde oluşan güçlü bir okur topluluğunun bulunduğunu belirten Önder, derginin yaklaşık 10 yıldır üniversiteler ve belediyelerle iş birlikleri yaparak festivaller, sempozyumlar ve buluşmalar gerçekleştirdiğini söyledi.

Urladam’ın farklı etkinlikleri aynı yapı içerisinde gerçekleştirmeye imkân veren konseptinin de bu deneyimi daha kapsamlı hale getirdiğini belirten Önder, 100. Sayı Şenliği’nin okurların talep, öneri ve ilgileriyle şekillenen buluşmaların devamı olduğunu ifade etti.

“İZMİR VE ÇEVRESİNDEKİ TÜM OKURLARIMIZI DAVET EDİYORUZ”

Psikeart’ın kurucusu Prof. Dr. M. Emin Önder, 23 Ağustos’ta Urladam’da gerçekleştirilecek 100. Sayı Şenliği için İzmir ve çevresindeki tüm okurlara çağrıda bulundu.

Önder, *“Dergimizin fanları, okurlarımızın şikâyet, talep ve önerileri başlangıçtan itibaren bize yol gösterici oldu. 100. Sayı buluşmaları da bunun bir parçası. İzmir ve çevresindeki tüm okurlarımızı davet ediyor, saygılar sunuyorum.”* dedi.

Psikeart ve Psikesinema’nın 100. sayı kutlaması kapsamında düzenlenecek *“Yaşamak; birlikte ve özgürce”* şenliği, 23 Ağustos 2026’da İzmir Urla’daki *Urladam*’da gün boyu devam edecek. Etkinlik, sanat ile psikoloji ve psikiyatriyi aynı zeminde buluştururken katılımcıları birlikte düşünmeye, üretmeye ve insan olmanın ortak deneyimini paylaşmaya davet edecek.